Teknoloji firması olmadan önce, işi yaşayan bir ekiptik. Bu sunum, kendi ERP'nizi neden birlikte yazmamız gerektiği üzerine.
Teknoloji firması olmadan önce, işi yaşayan bir ekiptik. Saha tecrübesini yazılım ve yapay zekâ ile buluşturuyoruz.
İşimiz, üretim yapan firmaların sistemlerini kurmak ve yaşatmak. Bunu dışarıdan danışman olarak değil, her gün fabrikanın içinde, üretimin ve muhasebenin yanında çalışarak öğrendik.
Mevcut sistemin düzeltilmesi ya da baştan kurulması; hesap yapısı, ürün ağacı, maliyet ve üretim akışı.
Sisteminize bağlanan, verinizi ve terimlerinizi öğrenen, rapor üreten ve işi yapan bir yapay zekâ.
e-Fatura, e-Arşiv, e-İrsaliye süreçlerinin kurulması ve sorunsuz yaşatılması.
Bakım-onarım, oto servis, tedarik zinciri ve fason takip alanlarında geliştirip işlettiğimiz ürünler.
Üç dakikalık bir giriş. Kelimenin kendisi, neyi vaat ettiği ve nereden geldiği.
Enterprise Resource Planning
Kurumsal Kaynak Planlaması
Üç kelimenin üçü de bilerek seçilmiş. Ve üçü de bugün çoğu firmada eksik karşılık buluyor.
"Büyük şirket" değil, "bütün kurumu kapsayan" demek. Bir sipariş girildiğinde stoğu, maliyeti, nakdi ve planı aynı anda etkilesin.
Yalnızca para değil: makine saati, kalıp, insan, hammadde, depo alanı, tedarikçi kapasitesi — ve zaman.
Geçmişi kaydetmek değil, geleceğe karar vermek. En çok yanlış anlaşılan kelime bu.
"Hangi malzemeden ne kadar lazım?" Ürün ağacına göre hammadde ihtiyacı.
"Kapasitem yeter mi?" Makine ve iş merkezi de hesaba katıldı.
"Bütün şirket tek sistemde." Muhasebe, finans, satın alma da eklendi.
Her adım bir öncekinin eksiğini kapattı. Ve üçüncü adımda beklenmedik bir şey oldu.
Kayıt tutmak kalıba girer. Fatura hep faturadır. Ama planlama karar vermektir — ve karar her seferinde farklı şartlar altında verilir.
Birinde darboğaz makine, diğerinde kalifiye operatör, birinde kalıp sayısı. Standart motor hepsini aynı görür.
"Hangi işi öne alalım" sorusunun cevabı sözleşmede yazmaz. İlişki, cezai şart, sevkiyat günü belirler.
Sipariş kesin görünür ama değişir: miktar artar, tarih öne çekilir, revizyon gelir.
Asıl soru "iyi plan nasıl yapılır" değil, "plan bozulduğunda ne yapılır".
Yazılım kuralla çalışır. Saha ise istisnayla.
Saha durmaz; istisna görünmeden yapılmaya devam eder. Şimdi hem var hem görünmez.
Sistem şişer, güncellenemez hâle gelir, kimse hangi kuralın nerede olduğunu bilemez.
Üçüncü yol: istisnayı sisteme anlatabilmek.
Hammadde dövizle, satış kısmen TL. Maliyet hangi kurdan? Yanlış kur, zararlı işi kârlı gösterir.
Satış vadeli, alım peşine yakın. Kâğıtta kârlı bir ay, nakitte sıkışık olabilir.
Plan, tedarikçinin söylediği değil, geçmişte tuttuğu tarihe göre yapılmalı.
e-Belge düzenlemeleri sık değişir. Aylarca sürüm beklenecek konu değil.
Raporun birleştiği, maliyetin hesaplandığı yer. Genelde tek kişinin dosyası.
Acil işin konuşulduğu, onayın verildiği yer. Hiçbiri kayıtta değil.
Sahadaki fire, bakım formu, kalıp sayacı. Gün sonunda girilmesi beklenir — girilmez.
En tehlikelisi. Hangi müşteriye ne söz verildiği, hangi kalıbın bakımının geldiği.
Şimdi asıl karara gelelim. Hazır bir kalıp mı alacaksınız, yoksa kendi sisteminizi mi yazdıracaksınız — ve yapay zekâ bu denklemi neden değiştiriyor.
Her firmanın kendine özgü bir çalışma biçimi, kendine özgü istisnaları vardır.
Ürün ortalamaya göre yazıldığı için, işinizin ortalamadan ayrıldığı her yerde sürtünme çıkar.
Bunları kimse size öğretmedi. Yıllar içinde öğrendiniz.
Her özel geliştirme analiz, kodlama, test ister. Küçük görünen talep bile haftalara yayılır.
Çekirdeğe dokunulan her yer sonraki sürümde yeniden ele alınmalı. Bir noktadan sonra firma güncellemekten vazgeçer.
O kodu tek bilen kişi. Onlar meşgulse işiniz bekler. Teknik değil, ticari bir risk.
Hızlı başlar. Kurulum belli, süreç bilinir.
Ama kalıbı siz giyersiniz. Farklı çalıştığınız her yerde
ya süreci değiştirirsiniz ya uyarlama satın alırsınız.
Her yeni ihtiyaç ayrı bir proje. Teklif, bütçe, sıra.
Çekirdek üreticinindir. Neyin değişebileceğine
siz karar vermezsiniz.
Temeli birlikte atarız. Kayıt katmanı standarda göre,
kural ve karar katmanı size göre.
Kalıp yok. Sistem sizin çalışma biçiminize göre yazılır,
tersi değil.
Yeni ihtiyaç bir cümledir. İşi bilen kişi ATLAS'a anlatır,
ekran çıkar.
Çekirdek sizindir. Kontrol, veri ve karar sizde kalır.
Hazır ERP kötü bir ürün değildir; standart işler için iyidir. Sorun, sizi rakiplerinizden ayıran işlerin standart olmamasıdır.
Rapor, uyarı, öneri, plan. Sürekli değişir, çünkü işiniz sürekli değişir. Baştan sona size göre yazılır.
Maliyet kurgusu, öncelikler, istisnalar, kontroller. Sizi rakiplerinizden ayıran katman burasıdır — hazır üründe silinen yer de tam burasıdır.
Muhasebe, stok, fatura, yasal belgeler. Burada standart iyidir; biz de standarda göre yazarız, çünkü mevzuat herkese aynı. Burayı yeniden icat etmenin kimseye faydası yok.
Farkı şurada: üç katmanın üçü de sizindir. Hiçbiri lisansını ödediğimiz bir kalıptan gelmez, dolayısıyla hiçbirinde "burası değişmez" diyen bir çekirdek yoktur.
Geçiş tek gecede olmaz. Katman katman devreye alınır; eski sistem tamamen kapanana kadar paralel çalışır. Hangi modülün önce geçeceğine birlikte karar veririz.
"Kulvar" bir firmada makine hattı, başkasında ürün genişliğidir. "Yan pay" birinde fire, birinde kenar kesimidir.
Standart sistem bunları bilmez; her sorduğunuzda açıklamanız gerekir. Bir süre sonra sormaktan vazgeçersiniz.
Personel değişse bile kurumun hafızası yerinde kalır.
Yazılım geliştirmenin en pahalı ve en yavaş yeri, işi bilen kişi ile yazılımı yazan kişi arasındaki çeviri katmanıydı.
Sistem sizin sunucunuzda çalışır. Muhasebeniz, cironuz, müşteri listeniz sizde kalır. Erişimimizi kapatsanız da sistem çalışmaya devam eder.
Temeli biz kurarız. Yeni rapor ya da kural için bize dönmeniz gerekmez — ekibiniz kendisi yapar. Yazılımcı olmak değil, işi bilmek yeter.
Sisteme öğretilen her kural kurumun malı olur. Personel değişse de o bilgi yerinde kalır.
ERP'nin devreye girmesi bitiş değil, başlangıç. Asıl değer sistemin çalıştığı her gün üretiliyor.
İşi bilen kişi anlatır, ATLAS yazar. Değişen bir kural, yeni bir form, eksik bir rapor — aynı gün.
Bu müşteriye vade verilir mi, hangi işi hangi hatta almalı, bu fiyat maliyeti karşılıyor mu.
Stok kritik seviyede, teslim gecikecek, maliyet planın dışına çıkıyor, fatura ile irsaliye tutmuyor.
“Geçen ay en çok fire hangi üründe oldu?” Rapor beklemeden, tabloya girmeden, kendi verinizden.
Yıllar içinde öğrenilen istisnalar, kişilerin kafasında değil sistemde durur. Personel değişse de kaybolmaz.
Her kullanım yeni bilgi bırakır. Sistem, firmayı dünden daha iyi tanıyarak çalışmaya devam eder.
Rakamdan önce şuna bakalım: para tam olarak neye ödeniyor, ve ne zaman yeniden ödeniyor.
Dört ayrı kalem var ve üçü tekrar tekrar ödeniyor.
Lisans. Genelde kullanıcı başına. Kullanıcı sayınız artarsa bedel de artar.
Kurulum ve danışmanlık. Adam-gün üzerinden. Proje uzarsa bedel de uzar; uzamayan proje az görülür.
Uyarlamalar. Her yeni ekran, her yeni rapor, her değişen mevzuat ayrı bir tekliftir. "Bunu da ekleyelim" cümlesinin her zaman bir fiyatı vardır.
Yıllık bakım. Sektörde alışılmış oran, lisans bedelinin beşte biri civarıdır. Yeni bir şey almasanız da ödersiniz.
İki kalem var, ikisi de belli.
Kurulum bedeli. Sizi, işinizi ve verinizi tanımak, temeli atmak için. Bu bir defa ödenir.
ATLAS lisansı. Sistem çalıştığı sürece aylık. İçinde bakım da var, geliştirme de var — ayrı kalem yok.
Aradaki asıl fark toplam rakam değil, şu:
Onlarda yeni bir ihtiyaç doğduğunda bu bir projedir —
teklif beklenir, bütçe ayrılır, sıraya girilir.
Bizde yeni bir ihtiyaç doğduğunda bu bir cümledir —
işi bilen kişi ATLAS'a söyler, ATLAS yazar.
Geliştirmeyi ATLAS yaptığı için, "kuruma göre geliştirme" diye ayrıca fatura edilen kalem bizde yoktur.
Bu tasarrufu görmek için yıllarca beklemenize gerek yok. İki kalemde birden, sistem çalışmaya başladığı anda ortaya çıkıyor.
Klasik kurulumda danışman, firmanın her biriminde tek tek oturur;
bedel adam-güne bağlıdır ve proje uzadıkça büyür.
Bizde danışmanlığı biz ATLAS'a yaparız; geliştirmeyi ATLAS size
yapar. Aradaki adam-gün dörtte bire iner.
Bütün modülleri yan yana koyduğunuzda, hazır ERP'nin lisans ve modül bedeliyle bizim yazacağımız ERP arasında en az yarı yarıya fark çıkıyor. Oranlar bizim çalışma biçimimizden geliyor; firmanıza özel rakamı ilk görüşmede birlikte hesaplarız.
Bu soru haklı. Cevabı da tam olarak ATLAS'ın durduğu yerde.
ERP hiçbir zaman bitmez. Her yeni ihtiyaç yeni bir
analiz, yeni bir geliştirici, yeni bir teklif demektir.
Proje kapanmaz; ekip değişir, bilgi ekiple birlikte gider.
Bir süre sonra sistemi yazan kişi ortalıkta kalmaz, kalan kod
da kimsenin tam anlamadığı bir yük olur.
Bitmeyen proje, zamanla en pahalı kalem hâline gelir.
Devam eden süreci ATLAS yönetir. İşi bilen kişi ATLAS'a
anlatır, ATLAS yazar.
Analiz-teklif-sıra döngüsü yok; geliştirici aramak, ekip kurmak,
bilgiyi yeniden anlatmak yok.
Personel değişse bile ATLAS firmayı unutmaz. Sistemi büyüten
bilgi şirketin içinde birikir — dışarıdaki bir ekipte değil.
Özel yazılımın en büyük
riski, projenin hiç bitmemesidir.
ATLAS'ın yaptığı iş, tam olarak
o süreci yönetmektir.
Buraya kadar ne düşündüğümüzü anlattık. Şimdi de ne yaptığımıza bakalım.
ERP kurulumu ve yaşatılması, maliyet muhasebesi, üretim takibi, e-dönüşüm ve raporlama. Yapay zekâ günlük operasyonun içinde.
Mali süreçlerin ve raporlamanın denetlenebilir biçimde kurgulanması.
Bayi stoklarının tek vitrinde değerlendirilmesi ve e-ticaret süreçlerinin kurgulanması.
Bunların hepsi bizim yazdığımız, bugün canlı çalışan sistemler. Yani anlattığımız yöntemi önce kendimizde uyguladık.
Bayi ve satış kanalı yönetimi.
Süreç otomasyonu ve robotik iş akışı.
Servis ve bakım-onarım yönetimi.
Klinik yönetimi.
Muhasebe verisine doğal dille soru sorma.
Kurumsal web ve içerik altyapısı.
Fason üretim ve saha takibi.
Maliyeti kırdık: hammadde, fire, işçilik, iş merkezi payı. Kırılım olmadan nereye bakılacağı bilinemez.
Fire payı beklenenin üstündeydi. Ama reçetede doğru yazılıydı — demek sorun reçetede değil, uygulamada.
Ürün bir dönem geniş bir hatta üretilmiş. Ürün dar, hat geniş. Kullanılmayan genişlik kadar kayıp — ve bu kayıp hesaba hiç girmiyordu.
Maliyet hesabına iş merkezi genişliği de girdi. Artık farklı hatta üretilince maliyet kendiliğinden farklı çıkıyor.
ERP'nizi satın almanızı değil, sizinle birlikte yazmamızı öneriyoruz. Temeli biz atarız; sonrasında geliştirmeye, işi bilen kendi insanlarınızla ATLAS üzerinden siz devam edersiniz.
Temeli kurmak: kayıt katmanını sağlam yazmak, sizin kurallarınızı sisteme geçirmek, veriyi taşımak, ATLAS'ı firmanıza öğretmek ve aşamalı geçişi yürütmek.
Yeni ekran, yeni rapor, değişen kural. İşi bilen kişi ATLAS'a anlatır. Bizi beklemeniz, teklif almanız, sıraya girmeniz gerekmez.
Sistem sizin, veri sizin, kontrol sizde.
Önce mevcut sisteminizde neyin aksadığını birlikte çıkaralım. Yazılacak ERP'nin kapsamını ve geçişin hangi sırayla yapılacağını ondan sonra konuşalım.
Yapılacak bir iş varsa, ne kadar süreceğini ve neye mal olacağını rakamla söyleriz. Yoksa onu da açıkça söyleriz — herkesin ERP'yi baştan yazması gerekmez.
Köklüce Yazılım ve Yapay Zekâ
info@kokluce.net
· kokluce.net
Bu konunun uzun hâli: kokluce.net/blog/erp-neden-kaliba-girmez